CHP Grup Başkanvekili Günaydın, Samsun'un Havza ilçesinde sel bölgesinde incelemelerde bulundu
Hazır
Tahmini okuma süresi: 4 dakika
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, 12 Mayıs'ta sel felaketinin yaşandığı Samsun'un Havza ilçesinde incelemelerde bulunarak vatandaşların mal kayıplarının tazmin edilmesini istedi.
Samsun’un Havza ilçesinde 12 Mayıs akşamı meydana gelen ve derelerin taşması sonucu büyük çapta maddi hasara yol açan sel felaketinin ardından, siyasi temsilcilerin bölgedeki inceleme ve dayanışma ziyaretleri sürüyor. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, afet bölgesine giderek selden olumsuz etkilenen esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Yoğun su baskınlarının yaşandığı cadde ve sokaklarda yürütülen temizlik çalışmalarını yerinde inceleyen Günaydın, ilçe halkına "geçmiş olsun" dileklerini iletti.
İlçede 3 gün önce yaşanan felaketin izlerinin hala geniş ölçüde hissettirdiğini belirten Günaydın, bölgedeki hasarın boyutuna dikkat çekerek acil müdahale çağrısında bulundu.
Gazetecilere yaptığı açıklamalarda yağışların halen devam ettiğine ve benzer bir riskin sürdüğüne işaret eden CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, altyapı ve kentleşme politikalarını eleştirdi. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:
"Üstelik devam eden yağışın benzer bir risk oluşturup oluşturmadığı konusu henüz tam olarak belli değil. Türkiye'de kent planlamasının yeterince uygun yapılmamış olması, ayrıca çayır ve meralar başta olmak üzere yutak alanlarımıza yapılan amaç dışı kullanımlar, yağmurların maalesef kentleri tehdit etmesine neden oluyor. Üçüncü gündeyiz ama hala dükkanların içerisinde balçık var, su var."
"HASARLI ARAÇ SAYISI BİNE KADAR ÇIKABİLİR"
Çevredeki tüm belediyelerin Havza'ya lojistik ve personel desteği sağlamaya çalıştığını, vidanjörler ve su tahliye pompalarıyla yoğun bir çaba gösterildiğini aktaran Günaydın, afet bilançosuna dair vahim tahminleri paylaştı. Yeni bir sel riskinin en büyük endişe kaynağı olduğunu vurgulayan Günaydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Vidanjörler gönderilmiş, önce su indirilmiş, sonra balçık temizlenmeye çalışılmış. 400'den fazla yediemine teslim edilmiş araç hasarı olduğundan söz ediliyor. Apartmanların, sitelerin alt katlarında bulunan ve su altında bulunan araç varlığıyla beraber bu sayının bine kadar çıkabileceği öngörülüyor. Buraya acil müdahale lazım. Yeni bir sel riskinin halen devam ediyor olması en büyük endişemiz. Ayrıca başta esnaf ve yurttaşlar olmak üzere çok sayıda zarar gören vatandaşımız var. Can kaybının olmaması kuşkusuz en büyük tesellimizdir ancak mal kayıplarının da bir an evvel tazmin edilmesi lazım."
Geçmiş yıllarda yaşanan afetlerle son felaket arasındaki benzerliklere değinen ve kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğinin altını çizen Günaydın, nehir yapılarının doğal formunda bırakılması gerektiğini savundu. Muhalefet olarak vatandaşın yanında kalmaya devam edeceklerini belirten Günaydın, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Allah beterinden korusun. Hem 1998'deki sel felaketinde hem de 12 Mayıs'taki felakette gözlemler aynı. Aslında kent merkezine inen çok büyük yağış yok. O yağış yukarıya çok fazla iniyor ve tutulamadan aşağıya doğru geliyor. O halde bakmalıyız. Yani biz yukarıda ormanlarimizi, çayırlarımızı amaç dışı kullanımlarla o suyu çekemez hale getirdik mi, getirmedik mi? İlk bakmamız gereken bu. İkincisi, Türkiye'nin her tarafını gezdiğimiz gibi Avrupa'yı da geziyoruz. Artık memleketin şu derelerin, nehirlerin üzerini kapatma alışkanlığından vazgeçmesi lazım. Dereler, nehirler kapatılması gereken yerler değildir. Tam tersine o kente güzellik katan, hatta bazı fonksiyonlarla kente iktisadi varlık da katabilen yerlerdir. Yıllarca evvel kapatılmış, sel gelmiş, her tarafı basmış. Bugün kapatılan derenin üstünü kırıyorsunuz. Bugün kırsan ne olacak, kırmasan ne olacak? Türkiye'nin bunları öğrenecek kadar ders çıkartacak zamanı oldu bugüne kadar. Dolayısıyla dikkatli olmalıyız."