İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, torba yasa ile Bedelli Askerlik ücretine yapılması planlanan artış düzenlemesine tepki gösterdi. Usta, hükümetin savunma sanayisini gerekçe göstererek halkın hassasiyetleri üzerinden Siyaset yaptığını savundu.Bedelli askerlik sisteminde halihazırda memur maaş katsayısına bağlı olarak işleyen otomatik artış sisteminin dışına çıkılmasını eleştiren Usta, yapılmak istenen düzenlemenin mantık dışı olduğunu ifade etti.
'BÜTÇE DÖNEMİNDE NEREDEYDİNİZ'
Hükümetin düzenlemeyi "Savunma sanayisine kaynak aktaracağız" gerekçesine dayandırmasını eleştiren Usta, bütçe planlamasındaki tutarsızlığa dikkat çekti. Usta, "Daha birkaç ay önce bütçeyi görüştük. Savunma sanayisi için ek kaynağa ihtiyaç vardıysa o zaman isteseydiniz; biz zaten o bütçeye olumlu oy veriyoruz. Stratejik bir alanın torba yasalarla ve öngörülemez artışlarla finanse edilmeye çalışılması kabul edilemez" dedi.
KREDİ KARTI VERGİSİNİ UNUTMADIK
Geçtiğimiz yıl savunma sanayisini destekleme adı altında kredi kartı limitlerine getirilmek istenen vergiyi hatırlatan Erhan Usta, bu hamlelerin bir "yöntem" haline geldiğini belirtti. Usta, "Savunma adı altında gelen her şeyi kutsal ve dokunulamaz ilan edip halkın milli duyguları üzerinden siyaset yapılıyor. Geçen yıl kredi kartı limitlerinden vergi almaya kalktılar, şimdi de bedelli askerlik sistemini bozuyorlar" diye konuştu.
"PARASI OLAN YAPSIN!"
Sistemin mevcut haliyle adaletsizlik barındırdığını ifade eden Usta, yeni düzenlemenin bu uçurumu daha da derinleştireceğini vurguladı. AK Parti’nin "Parası olan bedelli yapsın, olmayan askere gitsin" yaklaşımını eleştiren Usta, otomatik artan sistemin devre dışı bırakılmasının hem ekonomik öngörülebilirliği hem de sosyal adaleti zedelediğini ifade etti.
HASSASİYET VURGUSU
İYİ Partili Usta, savunma sanayisinin güçlendirilmesine her zaman destek verdiklerini ancak bunun şeffaf bir bütçe yönetimiyle yapılması gerektiğini hatırlatarak; savunma gibi hassas bir konunun, bütçe açıklarını kapatmak veya ek kaynak yaratmak için bir "zırh" olarak kullanılmaması gerektiği çağrısında bulundu.