Samsun’da düzenlenen “Nükleer Enerji Santralleri ve Etkileri” panelinde, nükleer tesislerin küresel ölçekte oluşturduğu riskler ve enerji politikaları ele alındı.Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Samsun Şubesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen panelde; nükleer enerji santrallerinin teknik açıdan zorunlu olmadığı, insan ve çevre sağlığı açısından riskler barındırdığı ve sürecin hukuki boyutları katılımcılarla paylaşıldı.EMO Samsun Şube Başkanı Adnan Korkmaz’ın moderatörlüğünü yaptığı panele, Samsun Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Canan Seren, Elektrik Mühendisi Suat Yılmaz ve Avukat Melike Özmen konuşmacı olarak katıldı.
EMO Başkanı Adnan Korkmaz, son günlerdeki küresel gelişmelere dikkat çekerek, nükleer tesislerin savaş koşullarında ciddi tehdit oluşturduğunu ifade etti. Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamında Zaporijya Nükleer Santrali çevresindeki gelişmeler ile İran’daki Natanz Nükleer Tesisi ve İsrail’deki Dimona Nükleer Tesisi örnek gösterildi.
Adnan Korkmaz, açıklamasında nükleer tesislerin yalnızca enerji üretim alanı değil, aynı zamanda çatışma ortamlarında doğrudan hedef haline geldiğini vurguladı. Bu tür tesislere yönelik saldırıların acı reçetesini paylaşan Adnan Korkmaz, sınır ötesi çevresel felaketlere yol açabileceğini, ekosistemleri ve insan sağlığını tehdit edebileceğini ve ekonomik ve sosyal hayatı derinden etkileyebileceğini ifade etti.Açıklamasında ayrıca nükleer teknolojinin günümüz koşullarında yüksek risk barındırdığı belirtilerek Fukuşima Nükleer Felaketi örneğine atıfta bulundu. Deprem, insan hatası veya olası saldırıların geniş coğrafyaları yaşanamaz hale getirebileceği kaydedildi.Panelin sonunda; nükleer santrallerle enerji üretiminden vazgeçilmesi, nükleer yakıt zenginleştirme faaliyetlerinin sonlandırılması ve nükleer silah üretimine yönelik tesislerin ortadan kaldırılması yönünde mesaj verildi.
NÜKLEER TEHDİT KAPIMIZDA
EMO Başkanı Adnan Korkmaz, son günlerdeki küresel gelişmelere dikkat çekerek, nükleer tesislerin savaş koşullarında ciddi tehdit oluşturduğunu ifade etti. Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamında Zaporijya Nükleer Santrali çevresindeki gelişmeler ile İran’daki Natanz Nükleer Tesisi ve İsrail’deki Dimona Nükleer Tesisi örnek gösterildi.ACI REÇETEYİ PAYLAŞTI
Adnan Korkmaz, açıklamasında nükleer tesislerin yalnızca enerji üretim alanı değil, aynı zamanda çatışma ortamlarında doğrudan hedef haline geldiğini vurguladı. Bu tür tesislere yönelik saldırıların acı reçetesini paylaşan Adnan Korkmaz, sınır ötesi çevresel felaketlere yol açabileceğini, ekosistemleri ve insan sağlığını tehdit edebileceğini ve ekonomik ve sosyal hayatı derinden etkileyebileceğini ifade etti.Açıklamasında ayrıca nükleer teknolojinin günümüz koşullarında yüksek risk barındırdığı belirtilerek Fukuşima Nükleer Felaketi örneğine atıfta bulundu. Deprem, insan hatası veya olası saldırıların geniş coğrafyaları yaşanamaz hale getirebileceği kaydedildi.Panelin sonunda; nükleer santrallerle enerji üretiminden vazgeçilmesi, nükleer yakıt zenginleştirme faaliyetlerinin sonlandırılması ve nükleer silah üretimine yönelik tesislerin ortadan kaldırılması yönünde mesaj verildi.








