Samsun Barosu başkan adaylarından Av. Suat Güveli, baronun avukatların yanında daha güçlü şekilde yer alması gerektiğini belirterek, şeffaf, hesap verebilir ve kolektif akılla yönetilen bir baro hedefiyle yola çıktığını söyledi.
Suat Güveli, meslektaşların ekonomik ve mesleki sorunlarına çözüm üretmeyi, avukatlık mesleğinin itibarını yeniden güçlendirmeyi amaçladıklarını ifade etti.
Yeni dönem vizyonunu "avukat merkezli bir baro" anlayışı üzerine kurduklarını açıklayan Suat Güveli, genç avukatların sorunlarından kamu avukatlarının haklarına, adliyelerde yaşanan sorunlardan mesleki dayanışmanın artırılmasına kadar birçok alanda çalışma sözü verdi.
Miraç ÖZTÜRK: Avukatlık mesleği uzun süredir hem ekonomik hem de itibar anlamında ciddi bir darboğazdan geçiyor. Sizce bugün baronun varlığı, sıradan bir avukatın günlük adliye veya büro pratiğinde tam olarak neyi değiştiriyor?
Av. Suat GÜVELİ: Maalesef günümüzde biz avukatların yaşadığı en büyük sorunların başında ekonomik ve itibari sebepler geliyor. Bu durum bir günde olmadı. Mevzuatlarda yapılan değişiklikler, meslektaşlarımızın adliyelerde ‘sanki birer yabancıymış’ gibi görülmeye başlanması, vatandaşların avukatların bilgisine değer vermeyişi ve benzer sebeplerle zaman içerisinde meslek grubu olarak ciddi bir itibar kaybı ve ekonomik kayıp yaşadık. Hal böyle olunca meslektaşlarımız önceliği olan geçim sıkıntılarını gidermeye yöneldi.
BAROLAR KURUMSAL BİR DURUŞ SERGİLEMELİ
Bu durum meslektaşlarımızın zaman içinde baroların varlığını daha az hissetmesine sebep verdi. Meslektaşların yaşadığı sorunlarda arkasında ve yanında duracak bir baronun varlığını hissetmesi için baroların kurumsal duruş sergilemesi gerekmektedir. Baroların mesleğin itibarı için yapması gerekenleri hiçbir başka kaygı gütmeden yalnızca ‘hukuk, baro ve avukatlar’ diyerek mesleğe sahip çıkmaları ile düzelebileceğine inanıyorum.
Miraç ÖZTÜRK: Kontrolsüzce açılan hukuk fakülteleri ve her yıl katlanan üye sayısı baroların yapısını dönüştürdü. Genç meslektaşlar işsizlikle bile karşı karşıya ayrıca CMK ücret tarifeleri, kamu avukatlarının özlük hakları ve ruhsatını yeni almış genç avukatların asgari ücret sınırında çalışması/büro açamaması gibi sorunların çözümüne ilişkin neler planlıyorsunuz?
Av. Suat GÜVELİ: Bugüne dek meslektaşlarımızın sayısında olan artışı ben; ‘ailemizin büyümüş’ olması olarak değerlendiriyorum ancak bir gerçek de var ki hukuk pazarındaki iş potansiyeli maalesef sınırlı ve mevcut sistem itibariyle bu pazardaki iş dağılımının adil olmadığı da hepimizce kabul görmüş acı bir gerçek.
CMK İLE İLGİLİ GİRİŞİMLERİ ACİLEN YAPACAĞIZ
Genç meslektaşlarımız ‘hukuk fakültesi’ gibi itibarlı bir fakülteye girerken kurmuş olduğu hayalleri büyük çoğunlukla gerçekleştirememektedirler. Hukuk fakültesi kontenjanlarının düşürülmesi muhakkak ki fayda sağlayacaktır. Ancak bu hususta Samsun Barosu ölçeğinde doğrudan bir eylem planı oluşturmak maalesef mümkün değil. Fakat Samsun Barosu’nun da hiçbir şey yapamayacağı anlamına gelmiyor. Öncelikle Türkiye Barolar Birliği nezdinde ve devamında Adalet Bakanlığı nezdinde gerekli tüm başvuruları Samsun Barosu olarak da yapıp farkındalık oluşturup gerekli önlemlerin alınmasına vesile olmak istiyoruz.
Mesleğe yeni başlayan her meslektaşımızın ilk gelir kaynağı CMK hizmetinde verdikleri emeğin karşılıklarını almak oluyor. Bu sebeple en azından CMK tarifesinin ‘Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ ile eşitlenmesi için gerekli tüm girişimler tarafımızca yapılacaktır.
KAMU AVUKATLARI İLE İLGİLİ PROJELERİMİZ OLACAK
Kamuda çalışan meslektaşlarımızın temel sorunu, vekili oldukları idarenin teşkilat yapısı içindeki bir kamu personeli olarak değerlendirilmeleri dolayısıyla tüm kamu avukatlarını bünyesinde toplayan bağımsız ve özerk bir teşkilat yapısının bulunmamasıdır. Bu sorun ancak tüm kamu avukatlarının tek çatı altında toplanması ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nda olduğu gibi kendi teşkilat yasalarına sahip olmaları ile çözülebilecektir. Kamuda çalışan meslektaşlarımızın kendi teşkilat kanunları ile tek çatı altında toplanmalarını sağlayacak mevzuat değişikliğinin yapılabilmesi ve mali, sosyal haklarının da ivedilikle düzeltilmesi için cumhurbaşkanlığı, TBMM ve TBMM’de temsil edilen siyasi partiler nezdinde girişimlerde bulunacak ve takipçisi olunacaktır.

TBMM NEZDİNDE BAŞVURULARIMIZ OLACAK
Avukatlık Kanunu 35. madde uyarınca avukat bulundurma zorunluluğu bulunduğu halde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen şirketler ve kooperatiflerin sıkı takibi için ilgili kamu kurum ve kuruluşları nezdinde gerekli girişimlerde bulunup bu konuda yasal yükümlülüklerini yerine getirmeme konusunda ısrarcı olanlar hakkında yasal işlemlerin yapılması sağlanacaktır. Bu refleksin Samsun Barosu ölçeğinde karşımızdaki sorunu çözmeye yönelik yapılabilecek en etkili ilk yol olduğunu düşünüyorum.
Bu sayede genç meslektaşlarımıza yeni meslektaş kazanma imkanı sağlanacağını düşünüyorum. Ancak karşımızdaki sorunların çözümü için mevzuat değişiklikleri gerekmekte ve bunun gereğini yerine getirmesi için TBMM nezdinde gerekli başvurular farkındalık oluşturmak adına tarafımızca atılacaktır.
Miraç ÖZTÜRK: Yönetime geldiğiniz ilk 100 günde hangi somut ve uygulanabilir adımları atacaksınız?
Av. Suat GÜVELİ: Öncelikle en hızlı şekilde yeni hizmet binamızın meslektaşlarımızın en üst seviyede faydalanabileceği bir yer haline gelmesini istiyoruz. Bunun için de hızlıca gerekli çalışmalar yapılıp eksik personel ihtiyacı karşılanacaktır.
AVUKAT BEKLEME ODALARINA KİOSK KONULACAK
Maalesef meslektaşlarımızın ve vatandaşların en çok yaşadığı sorun daha adliyeye ilk girişte gidecekleri birimin, duruşma salonunun ya da kalemin nerede olduğunu bulamamak. Bunun için adliye girişlerine ve avukat bekleme odasına KİOSK’lar yerleştirilecektir.
Miraç ÖZTÜRK: Başkanlık yarışında 4 aday var. Diyelim ki seçildiniz, diğer gruplarla ilişkiniz nasıl olacak? Mesela onlarla iş birliği yapmayı düşünüyor musunuz?
Av. Suat GÜVELİ: Baronun tüm organlarına adaylıklarını açıklamış olan meslektaşlarıma başarılar diliyorum. Ben kendimi özel bir kesimin adayı olarak görmüyorum. Baro Başkanlığı’na talip olan herkesin de kendisini tüm meslektaşlarımıza eşit mesafede görmesi gerektiğine inanıyorum. Tüm meslektaşlarım benim için çok kıymetli ve tüm meslektaşlarımla amacı baro ve avukatlık olan her çalışmada seve seve yer alırım.
Miraç ÖZTÜRK: Diğer 3 adaya göre vaat edip de yapabileceğiniz, fark yaratan ‘proje veya yaklaşım’ ne olabilir?
Av. Suat GÜVELİ: Baroların yetkileri yasalarla sınırlı ve Baroların yapabilecekleri belirlidir. Kendi çalışmalarımda ve söylemlerimde de yapılabilir, reel ve beklenti odaklı söylemlerde bulunmaya çalışıyorum. Diğer adaylarımız da bu yönde hareket ediyor.
AVUKAT MERKEZLİ BİR BARO
Dolayısıyla herhangi bir adayın söyleyip de diğer bir adayın yapamayacağı hiçbir proje olmadığını düşünüyorum. Bizim amacımız avukat ve avukatlık merkezli bir Baro anlayışının yerleştiği kurumsal bir Baro oluşturmak. Bu amaca hizmet eden her projeyi çok rahatlıkla hayata geçirip arkasında durabilecek azim ve inançtayız.
Miraç ÖZTÜRK: Adliyelerde, emniyette veya mahkeme salonlarında bazen avukatların 'ikincil unsur' muamelesi gördükleri iddiaları gündeme geliyor ayrıca avukatlara karşı şiddet olayları da sık sık gündemde, buna ilişkin çözüm önerileriniz var mı?
Av. Suat GÜVELİ: Bu örnekleri hiç görmek ve duymak istemiyoruz. Lakin maalesef bu olumsuzluklarla sürekli olarak karşılaşan bir meslek grubuyuz. Bu engellemelerin ortadan kalkması için öncelikle hukuk fakültelerinde yargının üçlü sacayağından biri de avukatlık olduğu gerçeğini tüm yargı organlarına kabul ettirmemiz gerekiyor.
İKİNCİL UNSUR OLMAYACAĞIZ
Adliyelerde hakimlerin, savcıların ve diğer kalem personellerinin avukatları yargı sisteminin kolaylaştırıcısı olarak görmelerini sağlamak gerekmekte. Kendilerine şu soruyu sormak gerek; ‘Bir dosyayı hukuku bilmeyen bir vatandaşla mı çözmek daha kolay yoksa biz avukatlarla mı?’ Biz avukatlar saydığımız hiçbir kesimi ne rakibimiz ne de düşmanımız olarak görmüyoruz. Onlar bizim mesleğimizi ifa ederken iş ortaklarımız, meslektaşlarımız. Bu sebeple bizler ikincil unsur hiçbir zaman olmayacağız, adliyenin esaslı unsurlarından birisi de biz avukatlarız. Bunu gerektiği şekilde empoze edeceğiz.
MÜCADELE EDEN BİR BARO SÖZÜ VERİYORUZ
Şiddet olaylarına gelince maalesef bunu önlemek için elimizden doğrudan bir şey gelmez belki ama yaşanılan bu menfur olaylarda meslektaşlarımızın yanında güç olarak duran bir baro, dosyayı sonuna kadar takip eden ısrarcı bir baro ve sanıkların/şüphelilerin gereken büyük cezayı alması için mücadele eden bir baro olma sözünü veriyoruz. Böylelikle avukatların yalnız olmadığının görülmesini ve avukata karşı bir eylemde bulunmadan önce ilgililerin onlarca kez düşünmesini sağlamak istiyoruz.
Miraç ÖZTÜRK: Seçime 24 saat kala, henüz kararını vermemiş kararsız bir avukata tek bir cümle söyleme hakkınız olsa, ona ne derdiniz?
Av. Suat GÜVELİ: Adaletin hüküm sürdüğü, ‘bazı özel kişilerin olduğu bir Baro değil, herkesin özel olduğu bir baro’, şeffaf ve hesap vermeye hazır bir Baro, kollektif akılla yönetilen bir Baro istiyorsanız, desteğinize talibim.
Kıymetli meslektaşlarım, sizlerle birlikte kollektif akılla yönettiğimiz; güçlü, azimli, mesleğin ve meslektaşın yanında duran, şeffaf, hesap vermeye hazır, her zaman gelişmeye açık, mesleğin huzur içinde ifası için çabalayan bir Baro istiyorum. Sizlerin de benzer beklentiler içerisinde olduğunu tahmin ediyorum. Gelin hayallerimizi birlikte gerçekleştirelim.
Miraç ÖZTÜRK: Projelerinizi, vizyonunuzu bir slogan haline getirmiş olsaydınız, 3 kelime ile nasıl özetlerdiniz?
Av. Suat GÜVELİ: Güçlü, Şeffaf ve Kolektif Baro
BAROLARIN KIRMIZI ÇİZGİSİ ANAYASA VE YASALARDIR
Miraç ÖZTÜRK: Baroların toplumsal olaylarda veya yargı kararlarında açıklama yapması sık sık 'Baro siyaset yapıyor' eleştirisiyle karşılaşıyor. Sizce bir baronun kırmızı çizgisi neresidir?
Av. Suat GÜVELİ: Barolarımızın kırmızı çizgisi Anayasa ve yasalardır. Bu kapsamda barolarımız üzerine düşen kamusal yükümlülükleri yasalar kapsamında yapmak zorundadırlar ve bu sınır yasalarla çerçevelendiği sürece hiç kimsenin barolara siyaset yapıyorsun deme hakkı bulunmamaktadır. Baroların mesleki yükümlülüklerinin yanında kamusal görevleri bulunmaktadır. Barolarda görevlere talip olan tüm meslektaşlarımızın siyasi kimliklerinden arınıp bu sorumluluğun farkında olarak da yasaları temsil etme yükümlülüklerini unutmadan hareket etmeleri gerekmektedir.
Miraç ÖZTÜRK: En son okuduğunuz kitap nedir?
Av. Suat GÜVELİ: Nazan Bekiroğlu’ndan “Nar Ağacı”, ondan önce de Jose Saramago’dan “Körlük”
Miraç ÖZTÜRK: En sevdiğiniz 3 yazar?
Av. Suat GÜVELİ: Bu tarz sorularda tek ve milli temelli bir liste yapmak haksızlık olur ama şu an aklıma ilk gelen yerli yazarlar: Yaşar Kemal, Oğuz Atay ve Dostoyevski. Yabancı yazarlar ise Albert CAMUS, Hannah Arendt ve Franz Kafka’dır. Bu kıymetli yazarlar, eski sorulara yeni cevaplar aramak yerine yeni cevaplara eski sorular sorabilen, farklı şekillerde insanı, çelişkilerini ve adalet arayışını anlatabilen kıymetli yazarlardır. Kaldı ki hepsi de mesleğimizle de aslında hiç uzak değiller.
Miraç ÖZTÜRK: Favori 3 filminiz?
Av. Suat GÜVELİ: On İki Öfkeli Adam (12 Angry Men), Bir Zamanlar Anadolu'da ve Baba (The Godfather) diyebilirim. İlki mesleki açıdan, diğer ikisi ise insan doğasını anlatma biçimleriyle beni hep etkilemiştir.
Miraç ÖZTÜRK: Hukuk/adalet alanıyla ilgili genç avukatlara önereceğiniz 3 film, 3 kitap nedir?
Av. Suat GÜVELİ:
Filmler;
• On İki Öfkeli Adam (12 Angry Men) - Çoğunluğa rağmen vicdanın ve şüpheden yararlanma ilkesinin savunulmasını anlatır; adil yargılanma hakkının en evrensel ve tartışmasız sembollerinden biridir.
• Bülbülü Öldürmek (To Kill a Mockingbird) - Toplumsal önyargıya rağmen savunma hakkını sonuna kadar savunan bir avukatın hikâyesi; mesleki cesaret ve adalet duygusu her görüşten hukukçunun ortak değeridir.
• Vicdan Muhasebesi (A Few Good Men) - Hiyerarşiye itaat ile hukukun üstünlüğü arasındaki gerilimi işler; "emir aldım" savunmasının hukuk karşısında yeterli olmadığını, ideolojiden bağımsız biçimde hatırlatır.
Kitaplar: Dostoyevski'nin Suç ve Ceza'sı - vicdan ve ceza kavramı üzerine; Kafka'nın Dava'sı - bürokrasi ve adalete erişim üzerine düşündürür (ilginçtir, Kafka'nın kendisi de hukuk eğitimi almıştır); ve John Rawls'ın Bir Adalet Teorisi - adalet kavramının felsefi temellerini merak eden genç meslektaşlarımız için iyi bir başlangıç olur.